Sürpriz teklifin şifreleri… Şimdi ne olacak

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Cumhurbaşkanı yardımcısı” olsun önerisi kabul edildi.
Bu öneri akıllara “İki belediye başkanı görevlerini bırakacak mı? Bundan sonrasında ne olacak?” sorularını getirdi.
Odatv bu suali hukukçulara yöneltti. YARSAV Eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Avukat Dr. Rezan Epözdemir, mevzuyla alakalı Odatv’ye hususi açıklamalarda bulundu.
YARSAV Eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu: “Belediye başkanları 657 sayılı yasa anlamında memur değil. Bu nedenle 657 sayılı yasanın 87. maddesinde devlet memurları için öngörülen bu maddedeki ikinci vazife yasağına doğal olarak değil.
5393 sayılı Belediye Yasası’nda bulunan 37. maddede belediye başkanlarının siyasî partilerin idare ve kontrol organlarında vazife alamayacağı ortaya konmuştur.
Anayasa’nın 106. maddelerinde Cumhurbaşkanı yardımcılarının atama biçimi düzenlenmiştir. 1 numaralı kararnamenin 503. maddesinde, görevdeki Cumhurbaşkanı yardımcılarının emekli aylıklarını alabilecekleri yolunda hususi hüküm de yer almaktadır.
Cumhurbaşkanının tek imza ile yapabileceği işlemlere karşı 2017 yılındaki anayasa değişikliği ile artık hüküm yolu açılmıştır.
Yasalarda ve Anayasada belediye başkanlarının Cumhurbaşkanı yardımcılığına atanabilmelerini mani olan aleni bir hüküm yoktur. Bu iki görevin bağdaşmazlığı yolunda aleni hüküm olmaması, belediye başkanlarının bunun yanı sıra Cumhurbaşkanı yardımcısı şeklinde de atanabilecekleri anlamına gelmez.
Cumhurbaşkanı yardımcılarının, bu sıfatları yönünden Cumhurbaşkanının emri altında olmaları, öte taraftan yerel yönetimlerin de özerkliği gözetildiğinde, yerel yönetimin başındaki belediye başkanının böyle bir göreve atanması, Anayasa’nın yerel idarelerini içine alan 127. maddesine direkt olarak aykırılık oluşturacaktır. İstifa etmeden bir atama, Anayasanın 127. maddesine aykırıdır.
Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Yasasının 30. maddesine göre, belediye meclisi siyasal mevzularda karar alamaz. Belediye başkanının, merkezi idare içinde, partili Cumhurbaşkanının emri altında ve yardımcısı sıfatıyla üstleneceği vazife üstüne alacağı kararlar, siyasal karar durumunda karar olacaktır. Belediye başkanının, merkezi idare içerisinde Cumhurbaşkanı yardımcısı sıfatıyla alacağı kararlar, bu yasanın 44/d maddesini, bu madde sebebiyle de İçişleri Bakanlığının başvurusu üstüne Danıştay sonucu ile belediye başkanlığının düşürülmesini gündeme getirir.
Bu tabloda netice olarak, bir taraftan Cumhurbaşkanı yardımcılığına meydana getirilen atama iptal edileceği gibi, öte taraftan belediye başkanlığı da düşürülecektir.”
Avukat Dr. Rezan Epözdemir: “Anayasa’nın 106. maddesinin 5. fıkrasına göre Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, mebus seçilme yeterlilikleri bulunanlar arasında Cumhurbaşkanı tarafınca atanır. Görevden alınmada gene bu yolla olur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, Anayasa’nın 81. maddesince yazılı şekilde TBMM önünde ant içer ve TBMM üyeleri Cumhurbaşkanı yardımcısı ya da bakan olarak atanırsa TBMM üyelikleri sona erer. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak Cumhurbaşkanı tarafınca atandığı anda Milletvekilliği rolü de sona erer. Fakat Cumhurbaşkanı yardımcıları bakımından kanaatimce belediye başkanlığı rolü devam ederken Cumhurbaşkanlığı ataması olursa Belediye Başkanlığı rolü sona erer.
Yani Anayasa’nın 106. Maddesine göre, Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı olursa Belediye Başkanları görevlerinden çekilme eder ve Milletvekili seçilme yeterlilikleri var ise ve mahkûmiyet sonucu gibi anayasada düzenlenen bir mani yoksa anayasaya göre Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanabilirler.”
Zeynep Çakır
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.