Kentsel dönüşümde İstanbul, Bursa, İzmir uyarısı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafınca düzenlenen inşaat mühendisliği ve yer bilimleri alanlarında bilim insanlarının, araştırmacıların, hususi sektör temsilcilerinin ve öğrencilerin bir araya gelmiş olduğu “4. Uluslararası İnşaat Mühendisliği ve Yer Bilimleri Mühendislik Uygulamaları Sempozyumu” başladı.

“Afet azaltma ve önleme”, “jeotermal enerji”, “jeoloji”, “jeofizik”, “jeokimya” ve “mimarlık ve şehircilik” işin ehli birçok bilim insanının bilgi, düşünce ve deneyimlerini milli ve internasyonal geniş katılımla paylaşarak mevzu hakkında literatüre katkı sağlaması hedeflenen sempozyumun açılışına; KBÜ Rektör yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Yaşar ve Prof. Dr. İzzet Açar, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Ahmet Ali Artun, davetli katılımcılar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, inşaat mühendisliğinde yeni imal teknolojilerine ve yapı sağlığı izlemesi mevzusuna dikkati çekti. “‘6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden sonrasında artık ülkemizde klasik betonarme binaların haricinde, yeni imal teknolojileri nedir?’ diye bir sual ortaya çıktı” diyen Altunışık, “Cumhurbaşkanlığımızın kurmuş olduğu Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modelinde sekizinci öbek yeni yapı teknolojilerinde biz de o grupta yer alıyoruz. Bunlardan biri de yapıların sağlığını izleme. Ne demek yapıların sağlığını izleme? Bir nevi yapıların erken teşhisini yapma, yani sanki bir hasta iyi mi hekime gidiyor muayyen aralarla check-up oluyorsa biz de yapılarımızın sağlığını 7/24 takip ediyoruz” diye konuştu.

“DENETİMLERİN DAHA DA İYİLEŞTİRİLMESİ GEREKTİĞİ AÇIK”

Yönetmeliğe makul rastgele bir yapının yıkılma durumuyla karşılaşmadıklarını belirten İTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi İlki de “1999 depremini yaşadıktan sonrasında daha fazla ders aldığımızı düşünüyorduk. Bakarsanız bir miktar ders almışız. Daha yeni yapılar daha iyi performans gösterdi. Ama buna karşın tam sorunu çözememiş, yeni yapılma olan birtakım yapıların kusurları nedeniyle depremde can yitirilmesine niçin olacak şekilde hasar gördüklerini gözlemledik. Başka bir şey daha gözlemledik yeni revize edilen Deprem Yönetmeliğinin olabildiğince faal bir imtihan verdiğini gördük zira yönetmeliğe makul rastgele bir yapının yıkılma durumuyla karşılaşmadık. Bütün illerde bu açıdan iyi, yani yönetmelik mevzuatı iyi oldu fakat uygulamada maalesef bu kuralların tam anlamıyla yerine getirilemediği, kontrol sisteminde birtakım aksamalar bulunduğunu alınan birçok engelleme karşın gördük. Dolayısıyla bu hem sahadaki uygulamaların iyileştirilmesi hem de denetimlerin daha da iyileştirilmesi gerektiği açık” dedi.

“İSTANBUL, BURSA, İZMİR’DE FAZLA ZAMANIMIZ YOK”

Denetimlerin denetiminin yapılması ve yaptırımlarının ağırlaştırılması icap ettiğini dile getiren Prof. Dr. İlki, şunları kaydetti:

“İki temel mevzu var. Biri bundan sonrasında yapılacak yapıları doğru projelendirip doğru inşa etmek ve can kayıplarını engellemek, ikincisi minimum o denli mühim olan mevcut yapılarımızın daha eski yıllarda meydana getirilen ve depremlerde can yitirilmesine niçin olma riskleri yüksek olan yapılarımızın tespit edilip bunların depreme karşı performansıyla alakalı iyileştirecek önlemler alınması. Bu tip yapı stoku da çok büyük bir yığın olduğundan burada bir önceliklendirmeye gidilmesi şart. Önce en riskli binaların tespit edilip can kayıplarına niçin olması yüksek olan binaları belirleme edip müdahaleleri ve kaynaklarımızı buralara yönlendirmemiz lazım.”
Burada kentsel dönüşümün öneminin ortaya çıktığını vurgulayan İlki, “Kentsel dönüşüm iki alternatifi olan bir kavram. Binaların yıkılıp tekrar yapılması ya da güçlendirilmesi. Binaların güçlendirilmesi aslında makul olan. Teknik olarak makul olduğu durumlarda hem yıkıp tekrar yapıma göre daha ekonomik hem de daha süratli bir yöntem. Özellikle İstanbul, Bursa, İzmir gibi zelzele bekleyen şehirlerde fazla zamanımız yok. Fazla kaynağımızın olmadığı da açık. O yüzden kentsel dönüşümü yalnızca yıkıp tekrar yapmak değil daha faal olmak, daha fazla can kurtarmak, daha süratli reaksiyon göstermek açısından makul olan yerlerde güçlendirme düşünmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

2 Haziran’a kadar devam edecek sempozyumda; “Geoteknik Mühendisliği ve Mühendislik Jeolojisi”, “Deprem Mühendisliği”, “Yapı Mühendisliği”, “İnşaat ve Yapı Malzemeleri”, “Ulaştırma Sistemleri ve Mühendisliği”, “Su Kaynakları Mühendisliği ve Hidrolojisi”, “Çevre Mühendisliği” hususları ele alındı.

Bir yanıt yazın

antalya masaj salonu antalya escort alanya escort
antalya masaj salonu kayseri escort kayseri escort alanya escort