Çin ve AB İlişkileri Güçlendirilmeli

CAKARTA, 15 Temmuz (Xinhua) — Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Komisyonu Ofisi Direktörü Wang Yi, Çin ve Avrupa Birliği’nin (AB) iletişimi güçlendirmesi, itimatı çoğaltması ve iki tarafın ortak çıkarlarına hizmet edecek işbirliğini derinleştirmesi icap ettiğini söyledi.
Wang mevzubahis açıklamayı Cuma günü Endonezya’nın başkenti Cakarta’da Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) dışişleri bakanları toplantıları esnasında AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile gerçekleştirdiği görüşmede yaptı.
Çin’le AB içinde rastgele bir temel menfaat çatışması olmadığını kaydeden Wang, her iki tarafın da oldukça taraflılığı savunduğunu ve dünyada oldukça kutupluluğu, internasyonal ilişkilerde daha oldukça demokrasiyi ve temelinde Birleşmiş Milletler’in (BM) bulunmuş olduğu bir internasyonal sistemi desteklediğini söyledi.
Bu senenin Çin-AB kapsamlı stratejik ortaklığının kurulmasının 20. sene dönümü bulunduğunu hatırlatan Wang, AB’den iki taraf arasındaki stratejik ortaklığa dair pozisyonunu daha net hale getirmesini ve Çin-AB ilişkilerinin mevcut zeminde ileri taşınmasını desteklemesini istedi.
Wang, AB’nin geriye adım anlamına gelen laf ve eylemleri teşvik etmek bir yana tereddüt bile göstermemesi icap ettiğini vurguladı.
Borrell ise Çin’in her şeyden ilkin AB’nin mühim bir ortağı bulunduğunu ve bu pozisyonun net ve net bulunduğunu dile getirdi. Borrell, AB’nin Çin’le kuvvetli bağlılığını sürdürme ve yapıcı, istikrarlı ve uzun dönemli bir işbirliği geliştirme mevzusu ile ilgili hevesli bulunduğunu belirtti.
Taiwan sorununa değinen Borrell, AB’nin tek Çin politikasına sıkı şekilde bağlı kaldığını ve bu bağlamda dünyada tek bir Çin olduğu ve Taiwan’ın bir ülke olmadığı temel gerçeğini kabul ettiğini kaydetti. Borrell, AB’nin hiç bir vakit “Taiwan’ın bağımsızlığını” desteklemediğini söyledi.
Çin’in küresel ilişkilerde kilit rol oynadığını ve küresel inisiyatiflerinin geniş kabul gördüğünü hatırlatan Borrell, AB’nin iki taraf arasındaki siyaset sinerjisini güçlendirme yollarını araştırmaya ve daha oldukça netice elde etmek için uygulamalı işbirliğini teşvik etmeye hevesli bulunduğunu vurguladı.
Küresel üretim ve tedarik zincirinin iç içe geçmiş bulunduğunu ve bundan dolayı Avrupa ve Çin’in “birbirinden ayrılmasının” realist ve olası olmadığını belirten Borrell, AB’nin kamp ve paralel sistemlerin cepheleşmesini desteklemediğini ve AB’nin Çin’in kalkınmasını önleme gibi bir niyetinin olmadığını anlatım etti.
Buna cevap olarak Wang, Çin’in bir üst ölçüde aleni bir ekonomi inşa etmeye kararlı bulunduğunu ve ülkesinin büyük pazar fırsatlarını dünya ile paylaşmaya devam edeceğini vurguladı.
Ülkesinin, stratejik istiklal arayışında ve bağımsız kararlar vermede AB’yi desteklediğini kaydeden Wang, Çin’in tamamlayıcı üstünlükleri kullanmak ve Kuşak ve Yol İnisiyatifi ve AB’nin Küresel Geçit stratejisi gibi birbirlerinin küresel inisiyatifleri içinde örtüşme sağlamak suretiyle AB ile çalışmaya hazır bulunduğunu laflarına ekledi.
Wang, her iki tarafın aleni ve kapsayıcı bir yaklaşım benimserken korumacılık ve tek taraflı zorbalığa karşı çıkarak beraber küreselleşmeyi ve özgür tecim sistemini koruması icap ettiğini belirtti.
Wang, iki tarafa ekonomik konuların siyasileştirilip araçsallaştırılmasına ve “ayrıştırma” kavramı yerine “risk giderme” kavramının kullanılmasına karşı tetikte olma çağrısında bulundu.
İki kıdemli diplomat, Ukrayna mevzusu ile ilgili da görüş alışverişinde bulundu. Wang, Çin’in dengeli, faal ve sürdürülebilir bir Avrupa emniyet mimarisini desteklediğini ve sulh görüşmelerini ilerletmeye ve Ukrayna krizinin siyasal çözümüne yönelik arayışlarda yapıcı rol oynamaya devam edeceğini söyledi.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.