Çevirmenler, Kültür Uzmanı Olarak Aktif Rol Oynuyor
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Başak Ergil, 30 Eylül Uluslararası Çeviri Günü dolayısıyla, tercüme ve çevirmenliğin önemi ile ilgili malumat verdi.
Dr. Öğr. Üyesi Başak Ergil, kültürlerarası ve kültürler-ötesi iletişimin temel taşıyıcısı, globalleşen dünyanın mihenk taşı, dünya kültür ve edebiyatlarının dolaşım aracı olan çevirinin önemine işaret ederek, “24 Mayıs 2017’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 30 Eylül tarihini Uluslararası Çeviri Günü duyuru etmesinden bu yana dünyanın birçok köşesinde çevirinin önemi ve çevirmenin bir kültür uzmanı olarak etken görevi görünür olmaya devam ediyor.” dedi.
Çeviri hayatın bir parçası haline geldi
Uluslararası Çeviri Günü kutlamaları sayesinde, çevirinin kolay bir dilsel transfer değil, sosyolojik, ideolojik, kültürel, iletişimsel ve insani bir olgu olduğu görüşünün ehemmiyet kazandığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Başak Ergil, şu şekilde devam etti:
“Çeviri, hayatın her kesitinin ve her sektörün ayrılmaz bir parçası olduğundan herkes mesleki, akademik ve hususi hayatlarımızı çeviriyle örülü bir sosyokültürel, sektörel, şahsi arka plan (zihinsel olgunluk) bağlamında yaşıyoruz. Bu arka plan globalleşen dünyada birçok tercüme hizmet ve ürünün hem kullanıcısı ya da üreticisi hem de tüketicisi olmamızı lüzumlu kılıyor.”
Yazılı ve sözlü tercüme gündelik hayatın ve kamusal alanın kaçınılmaz bir parçası haline geldi
Dr. Öğr. Üyesi Başak Ergil, Türkiye’nin jeopolitik ve sosyopolitik konumu bundan dolayı yüzyıllardır değişik kültürlerin mecburi uğrak yeri bulunduğunu hatırlatarak, “İşte bu kadim medeniyetlerin zenginliği tercüme ürün ve hizmetlerini yüzyıllar süresince her boyutuyla hayatın merkezine aldı.” diye konuştu.
Türkiye’nin insan dolaşımı ve akışı açısından çok hareketli özellikte olduğundan günümüzde de benzer bir vaziyet geçerli bulunduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Başak Ergil, şunları anlatım etti:
“Özellikle üstünde olabildiğince tartışılan Ortadoğu’dan gelen sığınmacı akını ve yatırım dalgalarının yanı sıra Batı dünyasından gelen sıhhat turizmi de yazılı ve sözlü çeviriyi gündelik hayatın ve kamusal alanın kaçınılmaz bir parçası haline getirdi. Artık sıhhat çevirmenliğinden, daha geniş ölçekli cemiyet çevirmenliğine; internasyonal tecim çerçevesindeki yazılı ve sözlü çeviriden spor çevirmenliğine kadar aşağı yukarı her alanda, hayatın akışını çevirmenler yönlendiriyor ve üstleniyor.”
Herkes çevirinin muhatabı, tüketicisi ve paydaşı
“Basit bir ambalajın üstündeki etiket, her gün oynadığımız bilgisayar oyunu, TV dizileri, web siteleri gibi karşımıza çıkan her şey ile aslında elimiz, gözümüz ve aklımız kesintisiz olarak tercüme ürünlere değiyor” diyen Ergil, bu bakımdan, istisnasız her birimizin çevirinin muhatabı, tüketicisi ve paydaşı bulunduğunu söylemenin olası bulunduğunu anlatım etti.
Dr. Öğr. Üyesi Başak Ergil, gündelik hayatın sürdürülebilirliğinden kültürel mirasın aktarılabilirliğine kadar her platformda hayatın bir parçası olan çeviriye ve çevirmene daha yakından ve sıhhatli bakabilmenin, mevcut tercüme trafiğini topraklarımızdaki birçok zenginlikten biri olarak görebilmenin olabildiğince mühim bulunduğunu anlatarak, “Bu kadim topraklardaki birçok kültürel etkileşimi borçlu olduğumuz tercüme pratikleri ve çevirmenler elbette toplumumuzun özdeğerlerinin başlangıcında geliyor.” diye laflarını tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.