İnovasyona kadın imzası

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), “İnovasyonda Kadın” projesiyle “Bir fikrim var” diyen kadınların girişimcilik yeteneklerinin artırılmasına ve çalışmalarının kalifiye istihdam teşebbüslerine dönüştürmelerine yardımcı oluyor.
Yetenekli ve girişimci hanımları cesaretlendirme ve projelerini hayata geçirmeleri yolunda onları desteklemek hedefiyle her sene kamplar düzenliyor. 2015 yılından bu yana süren “İnovasyonda Kadın” projesine şimdiye kadar 2 binin üzerinde hanım girişimci başvurdu. 200’den fazla hanım girişimci, inovasyon kamplarına katıldı. Kamplar sonunda finale kalmış olarak ödül ve sertifikasını alan 30 hanım girişimciden 13’ü kendi şirketini kurarak milli ve internasyonal yarışmalarda ödül aldı. Farklı sektörlerde mühim başarılara imza attı. İnovasyonda Kadın Kampında her sene girişimcilere, aleni ofis ve prototipleme atölyesini bedava kullanım, girişimcilerle tecrübe paylaşımı ve yatırım fonlarına erişim imkânı sağlanıyor. Ulusal ve internasyonal projelere müracaat mentörlüğü ile dijital gazetelerde fotoğraf/video tanıtım olanaklarının da tanınacağı kamp boyunca finans, satış, pazarlama, müşteri yönetimi uygulamalarına bedava erişim hakkı sağlanıyor.
ÖDÜLLER FARK YARATAN GİRİŞİMCİ KADINLARIN
İstanbul Kalkınma Ajansı’nın Girişimcilik Mali Destek Programı kapsamında; Yıldız Teknopark, İstanbul TTO, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Üsküdar Belediyesi ortaklığı, TÜBİTAK Marmara Teknokent, Bilişim Vadisi iştiraki ve KOSGEB desteği yardımıyla düzenlenen projenin bu seneki etabı da başarıyla tamamlandı. Geçtiğimiz günlerde KADEM öncülüğünde 7. kez düzenlenen “İnovasyonda Kadın” projesinde ödüller sahiplerini buldu. Proje kapsamında; girişimini firma haline getirerek ilk satışını yapan hanımlara “Kuluçka” kategorisi kapsamında tohum yatırım desteği, projeleri düşünce ve model kapsamında olan ve hemen hemen satışa başlamayan girişimcilere ise “Ön Kuluçka” kategorisinde maddi yardımcı ödülü verildi. Kuluçka Kategorisi’nde, “Köstebek” projesi ile Müge Baltacı birincilik ödülüne, “Fabenode” projesi ile Merve Aydıner ikincilik ödülüne, “SynthData” projesi ile Nazife Nur Köksal ise üçüncülük ödülüne layık görüldü. Kuluçka ödülüne layık bulunan 3 proje “tohum yatırım desteği” alırken, Ön Kuluçka Kategorisi’nde ise, Zuhal Oktay Coşkun “Süper Kablo” projesiyle 150 bin liralık birincilik ödülüne, Güneş Sayıt “Swatchloop” projesiyle 100 bin liralık ikincilik ödülüne, “Coridor” projesi ile Ravzanur Eker ise 50 bin liralık üçüncülük ödülüne layık görüldü. Biz de ayrım yaratan faal girişimci hanımlarla bir araya gelip projelerini dinledik.
Elektronik atık toplama kutusuyla tabiata haiz çık
Müge Baltacı, Kuluçka Kategorisi’nde, kurumsal firmaların elektronik atık envanterini en çevreci, en ekonomik ve uçtan uca yöneten bir bütüncül e-atık idare platformu olan “Köstebek” projesiyle birincilik ödülünün sahibi oldu. Köstebek, bozuk/kullanılmayan elektronik cihaza haiz kişilere, cihazlarının geri kazanımı sürecinde faal rol oynamalarına imkân elde eden bir platform. Köstebek mobil uygulamasının içerisinde bulundurduğu elektronik atık tanıma sistemi ile kullanılmayan elektronik cihazların kayıtlı olarak toplanmasını sağlarken, kişilerin geri dönüştürmek istediği cihazlar karşılığında puan kazanabilecekleri ve bu puanları istediği bağış platformunda kullanabilecekleri bir ekosistem sunuyor. Geri dönüşüm sürecini saydam bir halde müşteriye sunarak kullanıcıyı etken bir katılımcı haline getirirken, kullanıcının şahsi karbon ayak izini iyi mi indirgediğini görebiliyor. Böylelikle hem çevreden hem de kendinden haberi olan kullanıcı tabiata karşı repertuvar kazanıyor. Baltacı, “Özellikle e-atık sektöründe izleyemediğimiz, takip edemediğimiz hiç bir atığı yönetemeyiz ve ölçemeyiz. Bu nedenle Köstebek’in ilk hedefi kaçaksız bir takip mekanizması ile hem çevresel hem de toplumsal faydayı izleyerek Dünya’ya çift yönlü yarar sağlamaktır” diyor.
Otizmli bireyler için akıllı giyilebilir kumaş geliştirdi
Kuluçka Kategorisi’nde, gövde sağlığını ve zindeliğini kapsayıcı olarak yüksek teknoloji ile iyileştiren akıllı giyilebilir bir kumaş geliştiren Merve Aydıner, “Fabenode” projesi ile ikincilik ödülüne layık görüldü. “İnsanın maksimum temasta bulunduğu, yaratılışımızdan günümüze kadar tek ürün grubu kıyafet ürünleri” diyen Aydıner, Fabenode projesiyle, otizmli bireylerin nöro-durumlarını çeviri edebilmek ve onlara bakım verenlerle iletişim kurmalarını sağlayabilmek için kullandıkları bir kumaş geliştirdiklerini dile getiriyor. Aydıner, akıllı giyilebilir projesi Fabenode’un hikâyesini ise şu laflarla anlatıyor: “Yaklaşık 2 sene ilkin ilk Ar-Ge projemiz olan rastgele psikiyatrik, nörolojik ya da fiziksel hastalık nedeniyle sözlü iletişim kurmakta zorluk çeken bireylerin nöro-durumlarını gövde üstünden okuyup dış dünyaya çeviri eden bir kıyafet ürünü olan MeSenseU üstüne çalışmaya başladığımızda büyük bir problemle karşılaştık. Ancak bunu yapabilmek için sensörlere ihtiyacımız vardı ve maalesef sektördeki sensörler tekstil üretim tekniklerine ya da bireyin gün içerisinde devamlı giymesine, yıkayabilmesine makul değildi. Bu problemi çözebilmek için ikinci Ar-Ge projemiz Fabenode ortaya çıktı. Böylelikle ‘Invamar’ şirketimiz kuruldu, Fabenode’u geliştirdik. Fabenode, cilt üzeri veri toplayan tekstil tabanlı bir elektrot. Yani akıllı saatinizin yapmış olduğu her şeyi ve oldukça daha fazlasını giysilerinizin yapabilmesi için ihtiyaç duyulan iletken bir kumaş. Fabenode’u geliştirirken esin kaynağımız MeSenseU’nun kullanıcı gruplarıydı: Otizm, travma sonrası gerilim bozukluğu, sağır-dilsizlik, alzheimer gibi rahatsızlıklara haiz kişilerdi.”
Geleceğin verisi bileşik veri
Banka ve sigorta firmalar için suni zeka tabanlı bileşik veri üretim platformu “SynthData” projesi ile Nazife Nur Köksal ise, Kuluçka Kategorisi’nde üçüncülük ödülüne layık görüldü. Sentetik verinin reel verinin anlamını ve istatistiksel özelliklerini birebir eklerken reel veriden değişik olarak şahsi veri içermediğini ve KVKK ile tamamiyle ahenkli olarak kullanılabildiğini belirten Köksal, “Bu alana ortağım Melih’in bileşik veri alanındaki mühendislik deneyimi üstüne başladık. Dünyada şu anda çoğu alanda artık veri kalitesinin düşük olması, KVKK sorunları ve data hazırlık süreçlerinin maliyeti nedeniyle reel veri kullanılmıyor. Bu noktada bileşik veri terimi gün geçtikçe yaygınlaşan ve yaşamımıza değişik noktalarda temas eden bir kavram. Günümüzde veri demek güç demektir ve bileşik veri güçten oldukça daha fazlasını sunar, denetim edebildiğiniz ve tam ihtiyaç duyduğunuz veriyi üretebilmenizi sağlar. Biz de ihtiyaca yönelik bileşik verinin üretilebileceği bir veri havuzu inşa etmeyi hedefliyoruz” şeklinde dile getiriyor. Köksal, “Gartner gibi çoğu büyük inceleme şirketine göre 2030 yılı itibariyle dünya genelinde suni zeka teknolojileri alanında reel verinin kullanması tamamiyle son bulacak. Bu durumda bileşik veri için geleceğin verisi diyebiliriz. Biz de geleceğin verisini üretme hayaliyle bu yola girdik ve çoğu sektörde bileşik veri kullanması ihtiyacı ve talebi bulunduğunu bugünden görmek bizi sevinçli etti” ifadelerini kullanıyor.
Süper kablo ile enerjide dışa bağımlılık azalacak
Ön Kuluçka Kategorisi’nde, yeni nesil süper iletken kablonun yerli olarak üretilmesi ve elektrikli şarj istasyonlarıyla tümleşik iletim hatlarına uygulanmasını elde eden “Süper Kablo” projesi ile Prof. Dr. Zuhal Oktay Coşkun, birincilik ödülünün sahibi oldu. Süper iletken kablo, mühim bir yüksek teknoloji ürünü olarak enerjiden sağlığa, müdafaa sanayinden altyapıya çoğu değişik sektörde kullanılmakta. Ancak bu ürün ülkemizde yerli ve milli olarak hemen hemen üretilememekte. Coşkun ve kadrosu de bu proje vasıtası ile süper iletken kabloyu yerli olarak üretmek istediklerini belirtiyor. Coşkun, çalmış olduğu üniversitenin laboratuvarında yüksek teknolojili çoğu cihazın sıklıkla bozulduğunu ve yüksek ücretlerle tamiratının gerçekleştirildiğini söylüyor. “Maliyetleri düşürmek noktasında birtakım tamiratları takım olarak kendimiz hazırlamaya karar verdik ve çalışmalar yürüttük. Bu noktada takım dostlarımla süper iletken kablo üstüne çalışmaya karar verdik” diyor. Bu proje ile tabiata salınan zararlı emisyonların düşürülmesi sağlanmış olacak. Projenin ilerleyen sürecinde ise füzyon reaktörlerinin oluşturulması sağlanabileceği için enerjide kendiliğinden yeten bir ülke olabileceğiz. Enerjide dışa bağımlılığımız azaltılmış olacak.
Tekstilde atıkları bereketli şekilde geri dönüştürebiliriz
Tekstil atıklarının daha bereketli dönüşümünü gerçekleştiren, geri dönüşüm süreçlerinin izlenebilirliğini ve sürdürülebilirliğini elde eden suni zeka tabanlı atık yönetimi platformu “Swatchloop” ile Güneş Sayıt da ikincilik ödülünün sahibi oldu. Tekstil mühendisi olan Sayıt, sektörel deneyiminde tekstilin en büyük sorunun atık ve atık yönetimi bulunduğunu gördüğünü belirterek, bu soruna çözüm üretmek için tekstil sektörüne gönül veren 3 mühendis olarak Swatchloop kadrosu olarak bir araya geldiklerini söylüyor ve ekliyor: “2021 yılından bu yana, atık problemine çözüm olmak amacıyla geri dönüşümde dijitalleşmeyi elde eden Swatchloop üstüne çalışıyoruz. Swatchloop olarak tekstilin atık süreçlerini optimize ederek geri dönüşüm oranlarını arttırmayı, atıkları dijitale taşıyarak geri dönüşümde ve atık yönetiminde izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği sağlamayı, 2025 yılına kadar Avrupa Birliği’nin uygulanmasında mecburi tuttuğu atıkların kaynağında tasnifini sistemimiz vasıtası ile kullanıcılarına sunmayı hedefliyoruz. Sayıt, ”Tekstilde sürdürülebilirliğe katkı sağlayabilir ve beraber atıkları daha bereketli bir halde geri dönüştürebiliriz” şeklinde konuşuyor.
İyilik yaptıkça ödül kazan
Ravzanur Eker ise “Coridor” projesi ile üçüncülük ödülüne layık görüldü. Coridor, mobil uygulaması, markaların kurumsal toplumsal repertuvar projelerini, gençlerin gerçekleştirdikçe ödüller kazanabilecekleri vazife noktaları haline getiren; sürdürülebilirlik tutanağı oluşturabilen tecrübe ve analiz platformu. Eker, “Uygulamanın içerisinde bir harita var ve haritada vazife noktaları var. Bu vazife noktaları kurumsal toplumsal repertuvar projeleri. Bir genç kendi alaka alanına en uygun, en yakın projeye gidip her projeyi deneyimleyip, doğruluğunu sağlama adımlarını tamamlayıp, geri bildirim verdikten sonra puanlar kazanıyor. Bu puanları yetişim imkanları ya da kitap bağışına dönüştürebiliyor. Biz de fonda bu veriyi işliyor ve şirkete ne kadar karbon ayak izine dönüştürdüğünü, kaç gence dokunduğunu, hangi projesinin içindeki hedeflerinin ulaşıp ulaşamadığını sürdürülebilirlik tutanağı olarak sunuyoruz” diyor.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.