TCMB: Parasal sıkılaştırma süreciyle para politikasının etkinliği artacak

Merkez Bankası toplantı tutanaklarını yayımladı. Özet metinde, ürem artışı kararının, dezenflasyonun en hızlıca tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın denetim dibine katılması için başlatılan parasal sıkılaştırma sürecinin ilk adımı olarak öngörüldüğü belirtildi.
Parasal sıkılaştırma sürecinin başlaması ile para politikasının etkinliğinin artacağı belirtilerek, yumuşak bir geçiş süreci için sadeleşme politikasının kademeli bulunmasına karar vermiş olduğu anlatım dildi.
“Küresel enflasyon düşerken, halen uzun devre ortalamalarının üstünde seyretmektedir. Son 10 senelik dönemde takribi enflasyon gelişmiş ekonomilerde yüzde 2,2 ve gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 5,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2023 senesinde enflasyonun gelişmiş ekonomilerde yüzde 3,3 ve gelişmekte olan ekonomilerde ise yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Emtia fiyatlarında geçen sene ortasından itibaren başlayan gerileme eğilimi sürmekle birlikte, Emtia Fiyat Endeksinin mevcut seviyesi son on senenin averajının yüzde 23,2 üzerindedir. Endeks geçen sene haziran ayında ulaşmış olduğu en yüksek seviyeye göre yüzde 29,4 gerilemiştir. Benzer şekilde geçen sene nisan ayında ulaşmış olduğu tepe noktasına göre yüzde 22,0 gerileme kaydeden Tarımsal Emtia Fiyat Endeksi son on senenin averajının yüzde 14,3 üzerindedir. Bu durum, gıdanın tüketici sepeti içindeki yüksek payı sebebiyle enflasyon üstünde halen etkili olmaktadır. 2023 senesinde Amerika ve Euro Bölgesinde sene sonu enflasyon beklentisi sırayla yüzde 3,0 ve yüzde 3,8 iken; çekirdek enflasyon beklentisi sırayla yüzde 4,3 ve yüzde 5,1 seviyesindedir.
Çekirdek enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin yüksek seviyeleri küresel enflasyonun bir müddet daha merkez bankalarının hedeflerinin üstünde seyretmeye devam edeceğini ima etmektedir. Bu nedenle, bütün dünyada merkez bankaları enflasyonu düşürmeye yönelik tedbirler almaktadır. Takip edilen 12 gelişmiş ülke merkez bankası son 16 ayda toplamda 123 toplantı yapmış, bu toplantıların 89 tanesinde siyaset faizleri artırılmıştır. Aynı dönemde takip edilen 15 gelişmekte ülke merkez bankası toplamda 182 toplantı yapmış, bu toplantıların 97 tanesinde siyaset faizleri artırılmıştır. Uygulanan para politikasının sonuçları finansal koşullara da yansımaya başlamış ve merkez bankalarının finansman ve kredi koşullarındaki sıkılaşmaya yönelik vurguları güçlenmiştir.
Küresel gelişme görünümündeki yatay seyre rağmen, görece kuvvetli istek ve işgücü piyasalarındaki sıkılık devam etmektedir. Türkiye’nin dış tecim ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel gelişme endeksi bundan önceki PPK toplantısı dönemine kıyasla yatay görünümünü sürdürmüştür. Endeksin 2023 yılı için tahmin edilen gelişme payı ocak ayındaki dip seviyenin aşağı yukarıya 0,3 puan üstünde yüzde 1,6 düzeyindedir. Bununla birlikte, 2022 senesinde mevzubahis endeksin yüzde 3,5 gelişme payı ile kıyaslandığında dış istek görünümünde senelik bazda kayda değer bir yavaşlama gözlenmektedir. Küresel PMI endeksleri hizmet sektöründe faaliyetin enerjisini koruduğuna, imalat sanayinde ise eşik değerin derhal altındaki yatay seyrin devam ettiğine işaret etmektedir. Mayıs ayı itibarıyla senenin ikinci çeyreğinde küresel hizmetler PMI endeksi ilk çeyreğe göre 3,1 puan artarak 55,4 düzeyine erişmiş, imalat endüstri PMI endeksi 0,1 puan artarak 49,6 olmuştur. Bileşik PMI göstergelerine bakıldığında, mayıs ayında endeksin küresel düzeyde nisan ayındaki seviyeye kıyasla 0,2 puan artışla 54,4 olduğu, gelişmiş ülkelerde 53,7 seviyesinde yatay seyrettiği, gelişmekte olan ülkelerde ise 0,7 puan artışla 55,6’ya yükseldiği gözlenmiştir. Çin’de sentetik PMI göstergesi nisan ayına göre 2 puan artışla 55,6 düzeyinde gerçekleşirken mayıs ayında endeks gerek imalat gerek hizmetler sektöründe 50 eşik değerinin üstünde bulunmaktadır. Bununla birlikte, istila önlemlerinin gevşetilmesi sonrası hizmetlerdeki toparlanmanın daha bariz olduğu gözlenmiştir. Diğer taraftan, gelişmiş ülke ekonomilerinde finansal koşulların etkisiyle tutumsal faaliyetin yavaşlayacağına yönelik beklentiler sürmektedir. Türkiye’nin mühim tecim ortaklarından Euro Bölgesinde imalat PMI endeksi mayıs ayında 44,8 ile pandemiden bu yana en düşük düzeyine gerilemiştir.
Gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımları haziran ayında, iyileşen risk algısına bağlı olarak devam etmiştir. Yılbaşından mayıs sonuna kadar pay senedi piyasalarına aşağı yukarıya 46,4 milyar dolar fon girişi olurken, borç senetleri piyasalarından aşağı yukarıya 4,3 milyar dolar fon çıkışı olmuştur. Haziran ayında ise 8,3 milyar doları pay senedi piyasalarına olmak suretiyle toplam 9,2 milyar dolar fon girişi olmuştur.
Enflasyonun 2023 senesinde bir miktar yükseldikten sonra parasal sıkılaştırmanın birikimli etkilerinin devreye girmesiyle gerileyerek ilkin tarihsel ortalamalara, sonra da orta vadeli hedefe kademeli olarak yakınsayacağı öngörülmektedir. Kredi genişlemesi, maliyet baskıları ve döviz kuru gelişimleri enflasyon üstündeki baskıların artabileceğine işaret etmektedir. Enflasyon beklentilerindeki mevcut seyir ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma, enflasyon görünümüne dair yukarıya yönlü riskleri canlı tutmaktadır.
Haziran ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre: On iki ay sonrasına dair enflasyon beklentisi yüzde 29,84’ten 0,81 puan artışla yüzde 30,65; gelecek yirmi dört ay sonrasına dair enflasyon beklentisi yüzde 17,74’ten 0,38 puan yükselişle yüzde 18,12; beş sene sonrasına dair enflasyon beklentisi yüzde 8,22’den 0,15 puan aşağı güncellenerek 8,07 olmuştur.
Kurul, para politikası kararıyla beraber kredi büyümesi ile kredi ve mevduat faizlerine dair tespitlerde bulunmuştur. Finansal istikrar perspektifiyle, hassasiyet analizleri yapılarak bankacılık sisteminin siyaset ürem oranlarındaki artışlara karşı kuvvetli ve dayanıklığı olduğu değerlendirilmiştir.
Kredi büyümesi iç isteği artırarak enflasyon üstünde risk oluşturmaktadır. 16 Haziran 2023 itibarıyla, 2022 yılı sonuna kıyasla bireysel kredi bakiyesi kredi kartlarında yüzde 65,7, taşıt kredilerinde yüzde 63,1, gereksinim kredilerinde yüzde 27, mesken kredilerinde yüzde 21,3 olmak suretiyle toplamda yüzde 38,1 oranında artmıştır. Diğer taraftan, son PPK döneminden bu yana gereksinim kredi büyümesi yavaşlamıştır. Bu gelişmede kredi büyümesine dayalı menkul değer tesisi uygulamasının kapsamının genişletilmesi ve mevcud düzenlemeler sebebiyle mevduat faizlerindeki artış etkili olmuştur.
Kredi ve mevduat faizleri ile siyaset faizi arasındaki ayrım bundan önceki PPK döneminde artmıştır. 16 Haziran 2023 haftası itibarıyla sektördeki takribi gereksinim kredisi (KMH hariç) faizleri düzenleme öncesi döneme göre 749 baz puan artarak yüzde 41,7 seviyesine yükselmiştir. Türk lirası ticari kredi faizleri yatay bir seyir ile yüzde 14,7 olarak gerçekleşmiştir. Mevduat faizi önceki PPK döneminden bu yana 674 baz puan artışla yüzde 30,3’e yükselmiştir. Kur Korumalı Mevduat hesaplarında ürem üst tavanının kaldırılmasının yukarıya yönlü etkisi devam etmektedir.
Bu çerçevede Kurul, parasal sıkılaştırma ile beraber mevcut mikro- ve makroihtiyati çerçevenin sadeleştirilmesi süreciyle piyasa mekanizmalarının işlevselliğinin artırılması gerekliliğini değerlendirmiştir.
Kurul siyaset faizini enflasyonun ana eğiliminin gerilemesini ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaşmasını sağlayacak parasal ve finansal koşulları oluşturacak şekilde belirleyecektir. Kurul, mevcut para politikası çerçevesinin enflasyon görünümü ve yukarıya yönlü riskler göz önüne alındığında yüzde 5 enflasyon hedefini gerçekleştirmekten çok uzak olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Fiyat istikrarındaki bozulmanın makroekonomik istikrarı ve bilhassa finansal istikrarı tehlike arzettiğine dikkat çekilmiştir. Bu doğrultuda Kurul, adımları gerektiği zamanda ve gerektiği seviyede kademeli olarak güçlendirilen bir parasal sıkılaştırma sürecinin uygulanmasına karar vermiştir. Parasal sıkılaştırma sürecinin enflasyon görünümünde bariz iyileşme sağlanana kadar devam etmesi öngörülmüştür.
Politika faizi olan yedi gün vadeli repo ihale ürem payı yüzde 8,5’ten yüzde 15 düzeyine yükseltilmiştir. Kurul alınan bu kararı, dezenflasyonun en hızlıca tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın denetim dibine katılması için başlatılan parasal sıkılaştırma sürecinin ilk adımı olarak öngörmektedir.
Kurul, parasal sıkılaştırma sürecinin makroekonomik ve finansal koşullar üstündeki etkilerine dair analizleri incelemiştir. Faiz artırım senaryolarının enflasyon, kredi büyümesi, kredi ve piyasa faizleri, ekonomik aktivite, beklentiler gibi anahtar makroekonomik parametreler üstündeki tesirleri ile bankacılık gerilim testleri değerlendirilmiştir. Enflasyon görünümü bu doğrultuda yeni adımların atılmasını lüzumlu kılmaktadır.
Enflasyon ve enflasyon eğilimine dair göstergeler yakından takip edilecek ve TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.
Kurul, hedeften olabildiğince uzaklaşan enflasyonun para politikasının faal kullanımını gerektirdiği tespitinde bulunmuştur. Parasal sıkılaştırma sürecinin başlaması ile para politikasının etkinliği artacaktır.
Buna ayrıca Kurul, mevcut mikro- ve makroihtiyati çerçevenin makro finansal istikrarı destekleme mevzusu ile ilgili zayıf kalmış olduğu ve piyasa mekanizmalarının işlevselliğini negatif etkilediği tespitlerini yapmıştır. Bu doğrultuda mevzubahis çerçevede sadeleşme politikası benimsenmiştir. Mevcut mikro- ve makroihtiyati çerçeve, piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı güçlendirecek şekilde sadeleştirilecektir. Yumuşak bir geçiş süreci için sadeleşme politikasının kademeli bulunmasına karar verilmiştir. Sadeleşme sürecinde dönüşümün hızı ve listesi tesir analizleri ile belirlenecektir. TCMB tarafınca meydana getirilen düzenlemelere dair tesir analizleri mevzubahis çerçevenin bütün bileşenleri için enflasyon, faizler, döviz kurları, rezervler, beklentiler, menkul kıymetler ve finansal istikrar üstündeki yansımalarıyla beraber bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilerek yapılacaktır.
Bununla birlikte, fiyat istikrarının sürekliliğini sağlamak hedefiyle, TCMB cari dengeyi iyileştirecek stratejik yatırımları desteklemeye devam edecektir.
Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve saydam bir çerçevede almaya devam edecektir.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.