Türkiye ve dünyada şirketleri tehdit eden ‘sessiz istifa’

Meltem GÜNAY yazdı
SESSİZ İSTİFA DAHA DA ARTACAK
Sessiz çekilme teriminin pandemiyle beraber karşımıza çıkmış gibi dursa da son enflasyon oranları ve son zamlarla beraber son bir yılda oldukça daha yaygın ve bariz hale geldiğini vurgulayan Şapka Koçluk Eğitim Danışmanlık şirketinin kurucu Müge Çevik, “Özellikle son asgari ücret zammından sonra beyaz yakalının maaşı, mavi yakalı ve gri yakalı çalışanlarla aynı miktarda artmadı. Kadrolar hala oldukça açık, oldukça noksan kadroyla çalışılıyor, oldukça ciddi bir motivasyonsuzluk var. İstanbul’daki zelzele beklentisi İstanbul çalışanlarını oldukça tedirgin etti. Bütün bunlar üst üste konulduğunda insanoğlu demotive şekilde yarı performansta ya da olmasıyla beraber çalışıyor. Ama genel hatlarıyla sessiz çekilme artıyor ve daha da artacak gibi duruyor” diye durumu özetledi.
ŞİRKETLER İÇİN EKSTRA HARCAMALAR ORTAYA ÇIKIYOR
Bunun kurumlar için büyük sıkıntı yaratabileceğini vurgulayan Çevik laflarını şu şekilde sürdürdü; “Performans ve bereketlilik bunun başlangıcında geliyor. Ama bağlılık oranlarının düşmesi, kurum içerisinde hafıza, yenilikçi fikirler çıkarılamıyor olması, dönemin gerisinde kalmak, inovaktif projeler üretilmemesi ya da başlayan projelerin finalize edilmesi için motivasyon bulunamaması gibi oldukça ciddi sıkıntıları da bununla beraber getiriyor. Kurumlar bu tarz şeyleri bertaraf edebilmek için ya değerler projesi ya da kurum kültüründe değiştirmek halinde kalıyor. Ve bunun için de ekstra para harcıyorlar. Bazen de bu motivasyon eksikliği o denli kendi kendini artıran hale geliyor ki kurum ne yaparsa yapsın bunu dönüştüremiyor.”
“Çağımızın bu ekonomik koşulların belirsizlik dünyasının panzehiri, organizasyonel gelişimi ve yüksek performanslı organizasyonu’ diyen Çevik, yüksek performanslı organizasyonun iyi çalışanlarla elde edilebileceğini fakat bu olmadığında yüksek kalma ihtimalinin kalmadığının altını çiziyor.
YENİ İŞ BULANA KADAR DEVAM EDİYORLAR
21. yüzyıl iş insanlarının daha oldukça kendini gerçekleştirmek, kendini iyi ve başarmış hissetme ihtiyacının daha yüksek bulunduğunu söyleyen Çevik, “Artık proje adanmışlıklarından, Hollywood tipi örgütlenmelerden bahsediyoruz. Bunlar olmadığı vakit sessiz istifayı yeni bir şey bulana kadar bir kaldıraç noktası yapıyorlar. Bu yüzden firmalar kesinlikle dönüşecekler, sistemlerini güçlendirecekler.
İŞİNDEN AYRILAMAYAN SESSİZ İSTİFAYI SEÇİYOR
Sessiz istifa- quiet quitting’in, iş yerindeki çalışanların işten ayrılmadan ilkin duyurmadan ya da açıkça anlatım etmeden, vazife tanımındaki görevleri yerine getirerek ve öteki sorumluluklarını reddederek iş Yerine daha azca katkıda bulunmaya başlaması olarak adlandırıldığını belirten Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık, bu kavramın 2020’li yılların başlarında ABD’de yoğun olarak kritik edilmeye başlandığını dile getirdi.
İş gücünde değişen dinamikler, Kovid-19 pandemisi ve küresel ekonomik etkisinde bırakır gibi faktörlerin çalışanların iş yerlerindeki memnuniyetsizliklerini ve iş tatminsizliklerini artırdığını anlatım eden Doç. Dr. Kırık, “Birçok çalışan, hak ettikleri kıymeti görememek, düşük ücretler, ilerleme fırsatlarının eksikliği ve saygısızlık gibi nedenlerle işlerine bağlılıklarını kaybetti. Geleneksel anlamda işten ayrılmayı düşünmeyen ya da işlerini maddi imkansızlıklar sebebiyle bırakamayan birtakım çalışanlar, sessiz istifayı tercih etmeye başladı. Yani, resmi olarak işten ayrılmadan, iş yerinde mevcudiyet göstermeme ya da en azca gayret masraf yoluna gittiler. Böylece, işverenleri tarafınca ayrım edilmeden, iş yüklerini hafifletme ve iş-yaşam dengesini koruma çabasına girdiler.” diye konuştu.
TÜKENMİŞLİK HİSSİNİN BİR SONUCU
“Sessiz istifa, çalışanların iş tatminsizliği ve tükenmişlik hissinin bir kararı olarak ortaya çıkabilir” diyen Doç. Dr. Kırık şunları söyledi; “Çalışanlar, aşırı çabalama ve tükenmişlik sebebiyle motivasyonlarını ve bağlılıklarını yitirebilirler. Bu durum, işverenler ve firmalar için potansiyel bir problem oluşturabilir, zira bereketlilik ve iş performansında düşüşe yol açabilir.
Sonuç olarak, sessiz istifa, iş yerindeki memnuniyetsizlikleri ve çalışanların romantik ve fizyolojik tükenmişlik hislerini yansıtan bir kavram. Bu kavram, günümüzde iş yaşamının dinamikleri ve çabalama koşullarının değişmesiyle beraber mühim bir münakaşa mevzusu haline geldi.ir.
Sessiz istifanın artıp artmadığına dair net bir veri olmasa da, günümüzdeki iş yaşamının zorlukları ve değişen çabalama koşulları sebebiyle çalışanların iş yerindeki memnuniyetsizlikleri artmakta ve bu da sessiz çekilme eğilimini arttırabilmekte. Uzun vadede sessiz istifanın artması, şirketlerde verimliliği ve performansı negatif yönde etkileyebilir. Çalışanların motivasyonunu ve bağlılığını yitirmesi, işyerinde işbirliğini azaltabilir ve firma içi uyumu negatif etkileyebilir.”
SESSİZ İSTİFAYI TETİKLEYEN NEDENLER
1. İş tatminsizliği: Çalışanlar, iş yerinde hak ettikleri kıymeti görememek, düşük ücretler, kariyer ilerleme fırsatlarının eksikliği gibi nedenlerle tatminsizlik yaşayabilirler.
2. Tükenmişlik: Aşırı çalışma, yüksek iş yükü ve baskı, çalışanların tükenmişlik hissini artırabilir ve işe olan bağlılıklarını azaltabilir.
3. İş-yaşam dengesi: İş ve özel hayat arasındaki dengeyi sağlayamamak, çalışanları işten uzaklaştıran bir etken olabilir.
4. Duygusal ve toplumsal faktörler: Çalışma ortamındaki negatif insan ilişkileri, mobbing, saygısızlık gibi faktörler de sessiz çekilme eğilimini tetikleyebilir.
ŞİRKETLER NASIL ÖNLEM ALMALI?
1. İş tatminini artırmak: Çalışanların işlerinden tatmin duymaları için, maaşlandırma, kariyer gelişimi, ödüllendirme sistemi gibi faktörlerin gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi gerekebilir.
2. İş-yaşam dengesini desteklemek: Esnek çabalama saatleri, uzaktan çabalama imkanı gibi politikalar, çalışanların iş-yaşam dengesini sağlamalarına yardımcı olabilir.
3. Çalışanların romantik gereksinimlerine ehemmiyet vermek: Olumsuz çabalama ortamının düzeltilmesi, çalışanlar arasındaki iletişimi güçlendirmek, toplumsal etkinlikler tanzim etmek gibi adımlar, çalışanların motivasyonunu artırabilir.
4. Tükenmişliği önlemek: Aşırı çabalama ve baskıyı azaltmak için iş yükünü dengeli dağıtmak, çalışanlara yardımcı ve danışmanlık hizmetleri taktim etmek önemlidir.
patronlardunyasi.com
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.