İtalya’da sınıfçılık tartışması

Şeyda Canepa – NTV / Milano
Gazetenin kültür sayfasında, kısa bir yaz hikayesi kısmı altında gösterilen yazısı yüzünden gazeteci yazar Elkann sınıfçı olmak ve toplumu küçümseyici ifadeler kullanmakla ve yaşamış olduğu ülkeyi tanımamakla itham edilirken La Repubblica çalışanları sendika komitesi vasıtasıyla metnin yayınlanmasını eleştirdi ve içeriğe katılmadıklarını vurguladı.
Sözkonusu metnin başlığı vasıtası ile İtalyanların azca tanımış olduğu bir kelime de gündeme oturmus oldu: Lanzichenecchi.
Alman asıllı bir kelime olan ve Roma Germen İmparatorluğu zamanında paralı askerlere verilen bu ödat polemik yaratan metnin da başlığında yer alıyor.
İtalya’nın kuzeyinden güneyine yapmış olduğu bir tren yolculuğu esnasında yaşadıklarını özetleyen Elkann “Genc Lanzicchnecchi’lerle Foggia’ya seyahat” başlıklı yazısında bu kavramı küçümseyici anlamda kullanarak gençleri yaygaracı serseriler olarak tanımlamaya getiriyor.
İçten bir şaşkınlıkla kaleme alınmış makalede, yazar gençlerin nasıl bu kadar kendi hayatından uzak bir dünyada yaşadıklarının altını çiziyor.
Elkann’ın bu şaşkınlığı toplumsal medyada asıl kendisinin Mars gezegeninde yaşıyormuş gibi davrandığına dair yorumlara yol açarken basın dünyasının önde gelen adları de meslektaşlarını alaycı ve yer yer acımasız bir uslup ile eleştirmekten geri kalmadı.
Bazı gazeteler “Barbarlar Elkann’ın birinci derslik vagon seyahatini mahvetti” minvalinde yorumlara yer verirken bazıları da La Repubblica gazetesi ve Elkann’ı kast ederek bir kesim sol görüşlü aydının toplumu anlamada niçin bu kadar zorluk çektiğine örneğin metnin içeriğine dikkat çekti.
Torino’lu Fransız asıllı banker bir aileden gelen Alain Elkann, Fiat araba fabrikasının kurucusu Agnelli ailesinin kızı Margherita ile evlendiğinde, İtalyan basınına göre rivayet o ki, gelinin babası Avukat lakaplı, Kennedy ailesi fertleri, Henry Kissinger gibi adların yakın dostu olan Gianni Agnelli “Kızım etraftaki bu kadar parlak zekalı yahudi arasından nasıl olmuş da bu idiyotu bulmuş” diye şaşkınlığını belirtmiş.
Bu evlilikten üç çocuk sahibi olan ve sonra boşanan Elkann’ın büyük oğlu John, büyükbabası Gianni Agnelli öldükten sonra şirketlerin başına geçti ve La Repubblica gazetesinin de içerisinde olduğu bir medya grubunu satın aldı.
Oğlunun patronu olduğu gazetede yazan Alain Elkann’ın büyük münakaşa yaratan makalesinin sonra basın dünyası neredeyse çalkalandı.
Peki bu kadar polemiğe yol açan bu makalede ne yazıyor?
Aslında bir kaç saatlik bir tren yolculuğundan ibaret olan makale neredeyse tamamiyle yakınma ve önyargı bazlı.
Birinci derslik bir vagonda yerini ayırtan yazar, makalesine beraber yolculuk etmiş olduğu bir öbek gencin tepeden tırnağa kıyafet kuşamından başlayarak kendi stili ile bir kıyaslama yaparak başlıyor.
BENDE KETEN TAKIM ELBİSE VE PROUST GENÇLERDE TİŞORT VE DEDİKODU
Beyzbol şapka takan, şort, tişört ve spor kundura giyen, dövmeleri olan fakat saat takmayan gençlere mukamele kendisinin sıcağa ragmen lacivert bir keten ekip elbise giydiğini anlatarak başlayan Elkann hassas devam ediyor ve kahverengi deri çantasından çıkardığı Financial Times ve New York Times gibi İngilizce okumuş olduğu gazeteleri sıraladıktan sonra ilaveten Fransızca bulunduğunu iyice belirttiği Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde adlı kitabının ikinci cildinin de yanısıra bulunduğunu belirtiyor.
Hızını alamayan Elkann çantasından bu kez anılarını yazdığı bir günlük ve bir dolma kalem çıkardığını ve kendisi bu tarz şeyleri yapmakla meşgulken genclerin tren vagonunda yüksek sesle konuştuğunu, futboldan ve futbolculardan, takımlardan bahsettiklerini ve arsız bir uslup kullandıklarını da ekliyor.
İNANAMIYORUM AMA CASERTA’DAYIM
Makale toplumsal medyayı maksimum mesgul eden laflar ile devam ediyor ve gazeteci yazar Alain Elkann trenin Caserta’da durduğunu görür görmez şaşırdığını zira Roma’dan Foggia’ya gitmek için Caserta ve sonra Benevento’dan geçilmesi icap ettiğini bilmediğini hatta “acaba yanliş trene mi bindim” diye düşündüğünü dile getiriyor.
İkisi de ülkenin kuzeye göre cok daha fakir sayılan bölgesinde olan bu kentlerin coğrafi konumundan haberi olmayan gazeteci Elkann, ergenler kola ve soğuk çaylarını içerken ve tatilde kızlarla tanışma taktiklerini birbirleriyle paylaşırken, kendisinin çoktan günlüğüne yazmayı tamamladığını ve Proust’u okumaya daldığını belirtiyor.
Sosyal medya ve basında Monte Carlo ya da Saint Tropez yerine Caserta’dan geçmeye zorunlu bırakılan üstelik limuzin ya da helikopter yerine birinci derslik vagon ile bile olsa trenle yolculuk etmek zorunda kalan Elkann’ın şok olduğundan şampanya yerine çay ve kola içen gençlere nerdeyse acımasına kadar birçok alaycı yorum yer alıyor.
Bir toplumsal medya kullanıcısı Elkann’ı rahatsız etmemek için tren işletmesine bu tip gençleri Titanic filmimizde olduğu gibi üçüncü derslik yolculuk ettirmeleri için şakacı bir tarzda çağrıda bulunuyor.
Vagondaki gençlerin kendisini görmezden geldiğinden, ona sanki saydammış gibi davrandıklarından yakınan Elkann, gençlerle bir ara tanışmayı da düşündüğünü, hatta tarafındaki genç ile konuşmayı aklına getirdiğini fakat vazgeçtiğini söylüyor ve nedenini de şu şekilde açıklıyor: “Onlar çogunlukta ben ise asla kimseyim: kağıt kalem kullanan, İngilizce gazete ve Fransızca kitap okuyan, ekip elbiseli biriyim”.
Seyahatin sonunda asla kimseye selam vermeden indiğini zira genç ve üstelik isimsiz “Lanzichenecchi”lerin kendisini rahatsız ettiğini yazarak makalesini bitiren Elkann gazete yayınlanır yayınlanmaz hem basın çalışanlarının hem de toplumsal medyanın gündemine oturdu.
GAZETECİLER: SINIFÇI YAKLAŞIMI KABUL ETMİYORUZ
Bir basın bildirisi gösteren gazeteciler, La Repubblica gazetesinin en zayıfların haklarını gözeten kimliğine uymayan bir makalenin patronun babası tarafınca kaleme alındığını vurgulayarak, sınıfçı olarak niteledikleri metnin içeriğine kendilerinin katılmadığını duyurdu.
Elkann’ın La Repubblica’daki meslektaşları aynı gazetede çalışmış oldukları için toplumsal medyada negatif yorum ve eleştirilere hedef olduklarını bu yüzden tutku, gayret ve alçak gönüllülükle yaptıkları mesleklerinin kalitesinin zarar gördüğünü açıkladı.
Bazı yorumcular İtalyan basının amiral gemisi Corriere della Sera’ya rakip olarak kurulan La Repubblica gazetesinin kurucusu Eugenio Scalfari’yi mezarında ters döndürecek kadar uygunsuz bir makalenin kaleme alındığını ve basın tarihine öğrenek olarak geçip önümüzdeki on yıllarda hala konuşulacağını iddia ediyor.
73 yaşındaki Alain Elkann La Stampa, La Repubblica, Shalom, The Literary Review gibi gösterim organlarında yazdı ilaveten tv programlarında yer aldı. Elkann’ın ilaveten yayımlanmış birden fazla kitabı var.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.