‘Hedefim 12 çocuk’ demişti… Kıracak başka rekor kalmadı mı?

Ömür Gedik: Kıracak diğer üstün dereceli kalmadı da oldukça çocuk rekoruna mı taktı İzzet? Literatür de bir evde 7 kediden fazlasının kedilerde gerilim deposu bulunduğunu ve sevgi, ilgii paylaşımında kıskançlıklar olacağını söylüyor. İnsanlardaki karşılığını gelin siz düşünün artık.

Savaş Özbey: İzzet Yıldızhan 60’ına merdiven dayamış bir insan. Bu yaştan sonrasında Eddie Murphy’yle yarışacaksa diğer mevzu mu bulamamış? Mesela Murphy yapmış olduğu yüklü bağışlarla tanınıyor aynı zamanda. O alanda geçmeye çalışsa ya Murphy’yi.

Orkun Ün: Bakabilecek gücü ve tarihi var ise niçin olmasın… Ben yapar mıyım? Asla! Ama kalabalık aile seviyor bazıları.Burada enteresan olan İzzet Yıldızhan’ın kendisini Eddie Murphy ile kıyaslaması. Demek araştırmış hangi ünlünün kaç evladı var diye.

Onur Baştürk: Yeter artık saçmalama diyorum. Rekor kırmak için çocuk yapılmaz. Ürün mü bu Allah aşkına? İnsandan bahsediyoruz. Çok çocuklu olmak bir marifet değil, mühim olan hepsine aynı eşit ilgiyi gösterebilmek.

Orkun Ün – Ömür Gedik – Onur Baştürk – Savaş Özbey

Adam boşanmış kim ne diyebilir?

Mehmet Dinçerler, Hadise’den boşandıktan 1 ay sonrasında yeni sevgilisiyle anılmaya başladı. Daha 40’ı çıkmadan yeni sevgili bulmasına ne diyorsunuz?

Savaş Özbey: Aşkına, kişisine, evliliğine göre değişir. Adam boşanmış artık. Kim, ne diyebilir? Zaten boşanma süreci dahil, evlilik ne kadar sürdü ki? Hepsi hepsi 5 ay. Ayrıca bazı durumlarda insanoğlu kendini onarmak için de bir ilişkiye başlayabilir.

Onur Baştürk: Bunda şaşıracak bir vaziyet göremiyorum. İnsan boşandıktan 1 saat sonrasında da flört etmeye başlayabilir. Çünkü boşandıktan oldukça ilkin o ilişki bitmiş ya da bitmeye adım atmıştır zaten. İnsanlar resmi boşanma tarihleriyle duygu takvimleri aynı değil, bunu bir anlasak…

Ömür Gedik: Günümüz ortamında, dinamiğinde ve hızında oldukça normal. Ortada öyle körkütük olunan ve ayrılıkta kendine zor gelinen bir aşk da yoksa, oldukça düzgüsel hatta.

Orkun Ün: Bazı erkekler yaşadıkları ayrılıkları gezerek tozarak, bazıları ise yas tutarak atlatır. Ama tehlikeli bir vaziyet ayrılığın derhal sonrası diğer bir ilişki bulmak. Gün gelir dank diye vurur, “Ben ne yaptım, ben kimi niçin kaybettim” diye kalırsın ortada. O yüzden tutun ilkin yasınızı sonrasında n’yaparsanız yapın kardeşim.

Bunun ismi nazar değilse nedir?

Ajda Pekkan toplumsal medyada gündem olan dansının derhal sonrasında evinde düştü ve kalçasını çatlattı. Kasım konserleri iptal edildi. Süperstar nazara mı geldi?

Onur Baştürk: Nazar değdi, kesin. O kadar oldukça konserleri ve dansları konuşuldu ki… Ajda’ya büyük geçmiş olsun diyor ve en hızlıca sahneye döneceğini biliyorum. Çünkü o bir sahne insanı. Bir süre dinlenir fakat evde uzun süre duramaz.

Ömür Gedik: Nazara inananlar için mutlaka nazara geldi. Konser iptalleri detayı bir kenara, mühim olan bir an ilkin ayağa kalkıp, o âşık olduğumuz eski enerjisine kavuşması. Ajda Pekkan hepimizin hayata karşı esin kaynağı. Geçmiş olsun diyor ve oldukça sevildiğini bilmesini istiyorum.

Orkun Ün: Geçen hafta sonu dansıyla konuşuldu, 3 gün sonrasında evinde düşüp kalçasını çatlattı Ajda Hanım. Bunun ismi nazar değilse nedir? Ya bir de acımasızca dalga geçmeye çalıştı bazıları dansıyla Ajda Pekkan’ın. Oysa ne tatlı, ne tabii bir danstı o. Çok geçmiş olsun. Hemen sahnelere dönerek gene dans etsin.

Savaş Özbey: İptal olan konser olsun. Yeter ki bir an ilkin sağlığına ve neşesine kavuşsun. Söz mevzusu Ajda Pekkan’sa ben doktorların öngördüğünden bile erken iyileşeceğine inanıyorum.

Eserleri geleceğe iyi mi taşıyacağız?

Selda Bağcan, “Türkiye’de benim, İbrahim Tatlıses’in ve Zeki Müren’in şarkıları tekrardan söylenmemeli. Söyledikleri vakit da aradaki büyük yorum farkı görülüyor” dedi. Katılıyor musunuz?

Orkun Ün: Katılmıyorum. Şarkılar bir kere yapılır ve ortalığa salınır. Sonra herkesindir onlar. Zaten halk kim iyi söylüyor, kim rezil oluyor bunun kararını verir. Taklit olduğu vakit da asıllarının namı yürür. O yüzden hepimiz her şarkıyı söyleyebilir bence

Onur Baştürk: Doğru aslında. Ama gene de değişik yorumlar da olmalı. Özellikle eski şarkıların yeni nesle tekrardan kavuşması için. Selda Bağcan fazla muhafazakar bir izahat yapmış.

Ömür Gedik: İyi de bu mantıkla eserleri yeni kuşaklara ve geleceğe iyi mi taşıyacağız? Yorumcu tabii ki mühim ve özeldir fakat asıl eserdir. Her eser yeni biçim ve yorumlarla kuşaktan kuşağa gelecek nesillerle taşınmalı ve kaybolmamalı. İyi ve fena yorumu dinleyen kendi yapar ve ayırt eder zaten.

Savaş Özbey: Ömür haklı. Her şeyden ilkin taklitler asıllarını yaşatır. İkincisi de her dönem kendi imzasını değişik şekilde atacaktır o esere. Bu da çeşitlilik demek, zenginlik demek. Bazen de boynuz kulağı geçer. Mesela Mehmet Erdem “Hâkim Bey”i daha hoş okur Sezen Aksu’dan. Hakeza Kibariye de “Ah İstanbul”u.

Orta yaş bunalımı dikkat çekme isteği

Teoman “Boş boş dolaşıyorum, eskisi gibi çalışkan değilim” cümlelerini kurarken, Serdar Ortaç da “Yataktan çıkmak istemiyorum, hep uyuyorum. Her şeyi bıraktım” dedi. Starlara neler oluyor? Pandemi sonrası tükenmişlik sendromu mu? Yoksa orta yaş bunalımı mı?

Savaş Özbey: İkisi değişik tellerden çalıyor. Teoman birazcık daha sayfiye modunda, nihilist rüzgârda, rocker pozlarda. Tükenmişlik sendromu daha fazla Serdar Ortaç için geçerli. Devamlı ölümden bahsediyor, arabesk sularda.  

Onur Baştürk: Orta yaş bunalımı, dikkat çekme isteği, yeni dünya ruhuna ahenk sağlayamama hali; özetlemek gerekirse her şey bir arada!

Orkun Ün: Artık her vakaya pandemi kılıfı takmaktan vazgeçelim. Kaldı ki Teoman’ın bu lafları bana asla ilginç gelmiyor. “Eskisi gibi çalışkan değilim” diye bir itirafta bulunuyor, oldukça normal. Bu onların ruh halinden kaynaklanıyor. O yüzden pandemiymiş, tükenmişlikmiş falan bırakalım bunları. Hep öyleydi bu isimler.

Ömür Gedik: Teoman da Serdar da maksimum üreten ve maksimum konser veren sanatçılar. Konser ve stüdyo dışındaki vakit daha yavaş bir hayata geçmiş olabilirler. Bu da tükenmişlik ya da yaş bunalımı değil, farkındalıkla alakalı.

Kimse ‘Mavi tik’inden vazgeçmez

Twitter’ı satın alan Elon Musk, ‘mavi tik’li kullanıcılardan aylık 8 dolar alacağını duyurdu. Para ödememek için mavi tikten vazgeçenler olur mu? Parayla mavi tik alınır mı?

Ömür Gedik: Hiç kimse ödenti ödeyecek diye mavi tikinden vazgeçmez. Ben geçmem mesela. Bir de bu ödemenin mavi tikli hesaplara ayrıcalıklar getireceğini duyurdu Elon Musk, spam ve saldırılara karşı daha fazla koruma, uzun videolar atma hakkı ve içerik üreticiler için muhtelif para kazanma şekillerinden laf ediliyor.

Savaş Özbey: Mavi çentiğin ekstra özellikleri olacaksa bence makul. Bir üst paketi sunmuş oluyor sana Elon Musk. Herkes de ona göre karar verir, bu üst pakete ihtiyacı var mı yok mu diye.

Orkun Ün: Bence parayla mavi tik alınmayacak. Mevcut tiklilerden ücret alınacak sadece. Zaten parayla mavi tik alınsa bu işin itibarı bölgelere düşer. 8 dolarlık fiyata gelince… Eğer bu hususiyet kullanıma sunulacaksa “mavi tikten çekilme et” düğmesi da koymalılar. Çünkü inanırım çoğu şahıs çekilme edecektir Twitter’dan.

Onur Baştürk: Bence haklı Musk. Hatta bir müddet sonrasında kırmızı tik de çıkarabilir. O da 16 dolar olur mesela. Ona haiz olmak daha prestijli ve elit bir vaziyet haline gelebilir. Nihayetinde Twitter alemi bu şekilde böyle bozulur ve sınıfsallaşır. Zevkli polemikler bizi bekliyor yani.

 

Bir yanıt yazın