Kore Savaşı’nda yaşadıklarını ilk günkü gibi hatırlıyor!

Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Alacahöyük köyünde yaşayan, 6 çocuk ve 10 torun sahibi Emiroğlu, aşçı olarak Genelkurmay Başkanlığından emekli olmasından bu yana günlerini köyünde geçiriyor.

Bahçeyle ilgilenilmiş olduğu için yazları köyde kalan Kore gazisi Emiroğlu, kışın ise Ankara’ya evlatlarının yanına gidiyor.

İki amcasının Çanakkale Savaşı’nda şehit olduğunu, ağabeyinin ise Kars’ın Sarıkamış ilçesinde vatani görevini yaparken geldiği köyünde rahatsızlanarak vefat ettiğini belirten Emiroğlu, gazilik madalyalarını göğsünden çıkarmıyor.

“Yedi defa kura çektiler, yedisinde de benim ismim çıktı”

Emiroğlu, AA muhabirine, Kore Savaşı’nda yaşadıklarını anlattı.

Erzurum’da askerliğinin 17. ayındayken Kore Savaşı için buyruk geldiğini ve Kore’ye gidecek askerlerin kura ile belirlendiğini belirten Emiroğlu, “Kore Savaşı başladığında gidecek askerler için yedi defa kura çektiler, yedisinde de benim ismim çıktı. Kore’ye vapurla 29 günde gittim ve bir akşam Seul şehrinin önünde bizi indirdiler.” dedi.

Kore’deki ilk gününde mayın aramakla görevlendirildiğini dile getiren Emiroğlu, arama yapmış olduğu sırada havan saldırısı düzenlendiğini, sığınağa girerken yakınına bir bomba düştüğünü fakat yaralanmadığını belirtti.

“Beni hasım ayağının altında koyma”

Kore’deki 7. ayında vazife yapmış olduğu tepenin hasım askerlerince ele geçirildiğini anlatım eden Emiroğlu, çatışmada yaşadıklarını şu laflarla dile getirdi:

“Bölük komutanım ‘Arkadaşlar cephe yarıldı. Tam teçhizat çıkıp cepheye gidiyoruz.’ diye bağırdı. Yedi ay vazife yaptığım tepeye vardığımızda o cephe hasım eline geçmişti. Çarpışıyoruz, süngüye giriyoruz, etkin oluyoruz fakat kalabalık geliyorlar. Bölük kumandanımın emri şöyleydi, ‘Hemen makineli tüfeklerinizle ateş edin, süngünüzü çıkartmayın.’ Hem ateş ediyoruz, hem de alevden kurtulanları süngüyle önleyebiliyoruz. Bir bomba geldi. O bomba, bölük kumandanının ayağının birini kırdı, birini de kaybetmesine niçin oldu. Bölük kumandanım bana şu şekilde diyordu, ‘Hüseyin Çavuş beni hasım ayağının altında koyma!’ Bölük kumandanımın ensesinden, yakasından tuttum, sürüklemeye başladım, 200 metre tahminim sürükledim. Kanı durduramıyoruz, kan akıyor, kandan insanın aklı gidip geliyor. Dedi ki ‘Bacağımı boğ.’ Kendi sargımla, onun sargısıyla yarayı kapattım fakat maalesef kanı durduramadık. Diz kapağının üstünden ayağını telle boğdum, bir tarafını dişimle tuttum, ellerimle bağlıyorum. Çok çekmem gerekiyordu, ayağını hafifçe kımıldatmasıyla dört dişim söküldü, ağzım kan doldu. O kanı yutarak onu cepheden çıkarttım.”

Emiroğlu, bölüğe dönerken bayıldığını, revirde bir ağlama sesi ile uyandığını belirterek, “Ağlayan kişi, ‘Buna bir şey olmasın da ben öleyim onun yerine’ diyordu. Gözümü açtım, kendi köyümden Sabri Çavuş adında bir dostum vardı, o. Niye öyle söylediğini sorduklarında dedi ki ‘Hüseyin Çavuş’un iki amcası Çanakkale’de şehit oldu, ağabeyi askerlik yapmış olduğu dönemde vefat etti. Buna bir şey olursa ben o köye iyi mi varabilirim. Ben öleyim ondan daha iyi’ diyordu.” ifadelerini kullandı.

Kore’den ayrılmak suretiyle trene binecekken Koreli insanların Türk bayrağı sallayarak kendilerini selamladığını görür görmez oldukça duygulandığını belirten Emiroğlu, konuşmasını “Ben Hüseyin Emiroğlu, Türkiye’yi selamlıyorum, gençliği selamlıyorum.” laflarıyla tamamladı.

KAYNAK: AA

Bir yanıt yazın