Bakan Kasapoğlu: Takip edilen olmamız gerekiyor

Daha sonra Görükle Gençlik Merkezi’nde Bir Dil Bir Hayat Uluslararası Girişimcilik Derneği’nin (DİLBİRDER) düzenlemiş olduğu ‘Üretken Gençlerle Geleceği Tasarlamak Projesi Final Töreni’ne katılan Bakan Kasapoğlu, dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdi. Burada konuşan Bakan Kasapoğlu, “İnsanlık artık ortak bir kader çizgisi üstünde bu çağın hepimize katmış olduğu o hız anlayışıyla yürüyor. Bilginin aktarımında iletişimde artık bir hız felsefesi var. Bu anlamda dünyanın neresine giderseniz gidin insanların kültürü ne olursa olsun gereksinimler ve alışkanlıklar artık benzerlik arz ediyor. Dünyanın bir ucundaki gelişmeyi öteki ucunda oldukça etkili bir halde hissediyoruz. Teknolojinin ve bu çerçevede inovasyonun dinamizmini yaşamın her alanına nüfuz etmiş şekliyle hissediyoruz. Küresel ekonominin ülkeler arası ilişkilerin ticaretteki hem gözüken hem görünmeyen birçok sınırı ortadan kaldırdığına şahitlik ediyoruz. Adeta bir zincirin halkaları gibi dünya genelinde bir süreci eklemlenmiş bir halde yaşıyoruz. Başkasının ihtiyacını belirleme edebilen, küresel taleplere yanıt ortaya koyabilen, süratli reflekslerle bir çözüm anlayışıyla yaklaşabilen, teknolojiyi bu manada dijital altyapıyı faal kullanan kişilerin, kurumların, ülkelerin bir adım önde bulunduğunu görüyoruz. Teknolojide kuvvetli olmamız gerekiyor. Dijitalleşmede kuvvetli olmamız gerekiyor. Bunların en başta da bu tarz şeyleri üretirken, bunların öncüsü olarak üreten bir zihniyette önde olmamız gerekiyor. Takip eden değil takip edilen olmamız gerekiyor. O yüzden girişimcilik ekosistemimizi ne yapmamız lazım? Daha kuvvetli bir halde tasarım etmemiz lazım. Buradaki rekabet gücümüzü de daha kalifiye hale getirmemiz lazım. O yüzden girişimcilik 21’inci yüzyılın tanınmış kavramlarından biri. Özellikle girişimciliğin bir kariyer, bir istihdam ve bunun yanında küresel ekonomik rekabette ayrım ortaya çıkaran bir güç bulunduğunu hep beraber yaşıyoruz. Dünyanın en büyük şirketlerine baktığımızda kuvvetli kurumlar, kuruluşlara baktığımızda aslında pek çoğunun 20-30 senelik bir geçmişinin bulunduğunu görüyoruz. Onların derhal arkasında bir girişimci ruhu, bir girişimci liderlik anlayışını, bir inancı, bir cesareti görüyoruz” dedi.

Bir yanıt yazın