Oğlunu kaybetmişti… Eczacıya ilaç veren kalfa ile yardımcısına dava

Şikayet üstüne Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafınca başlatılan tahkîkat sonrası eczacı kalfası Süleyman Özçelik ve yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan ile alakalı iddianame düzenlendi.

‘ECZANEYE GİDEMEZ HALE GELDİ’

İddianamede bulunan bilgilere göre; Süleyman Özçelik, 2019 senesinde kalfa olarak işe başladı. Özçelik’in işe başlamasından 6 ay sonrasında eczacı Büşra Akdoğan; algıda bozukluk, tikler, titreme, kasılma, sersemlik ve uyku hali gibi problemler yaşamaya başladı.

Hastaneye giden eczacı kadın, ilkin gizli saklı şeker hastalığı şüphesiyle tedavi gördü. Şikayetleri kesilmeyince mide ameliyatı olan kadın, ruhsal tedaviye ve alternatif tıp yöntemlerine de başvurdu; ancak netice alamadı. Büşra Akdoğan, yaşamış olduğu emareler sebebiyle eczaneye gidemez hale gelince kardeşi işin başına geçti.

Bir süre sonrasında aynı emareleri bu kez de kardeşi yaşamaya başladı. 1,5 ay süresince hastaneye giden kardeşi de çözüm bulamadı. Yaşadığı sıkıntılar sebebiyle eczaneye gidemeyen kadın, kalfa yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan’ın tavsiyesi üzerine, mali hususları kalfa Süleyman Özçelik’e devretti.

MUHASEBECİ DE AYNI SORUNLARI YAŞADI

Büşra Akdoğan, eczanenin oldukça iş yapmasına karşın bu süreçte zarar ettiğini görünce muhasebeci ile anlaştı. Ancak bir müddet sonrasında muhasebeci de aynı problemleri yaşamaya başladı.

Bu arada eczanede gribal enfeksiyon için kullanılan birtakım ilaçların oldukça fazla bulunduğunu ayrım eden Büşra Akdoğan, yaptığı inceleme sonucu kendisinden habersiz birtakım ilaçların usulsüz alım satımının yapıldığını, kalfa ve yardımcısının bu ilaçları birtakım hastalara reçete ederek çıkar temin ettiklerini ayrım etti.

KAZA YAPTI, OĞLUNU KAYBETTİ

Eczanesinde olanları anlamaya çalışan Büşra Akdoğan, Aralık 2020’de aracıyla evine giderken yaşamış olduğu ani dalgınlık ve uyku hali sebebiyle duvara çarparak takla attı. Kazada Büşra Akdoğan’ın 4 yaşındaki oğlu da yaşamını kaybetti.

Büşra Akdoğan, kazadan 7 ay sonrasında eczanenin mutfağındaki dolapta, etiketi sökülmüş ve arka tarafa saklanmış halde bulmuş olduğu şişenin, ‘Nörodol’ adlı ve şizofreni tedavisinde kullanılan deva bulunduğunu anladı; kendisine deva verildiğinden şüphelenince de savcılığa başvurdu.

KALFA VE YARDIMCISI TUTUKLANDI

Şikayet üstüne başlatılan tahkîkat kapsamında kalfa Süleyman Özçelik ve yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan, gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Savcılık, eczacı, kardeşi ve muhasebeciden almış olduğu örnekleri Adli Tıp Kurumu’na göndererek, rapor aldırdı.

Raporda bu kişilerde antipsikotik deva bileşenleri belirleme edilmiş olduğu belirtildi. Raporda, bu ilaç bileşenlerinin şizofreni gibi ağır psikotik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan maddeler olduğu, yan tesirleri içinde da titreme, yavaş hareketler, dengesiz yürüme, uykulu hissetme, baş dönmesi, sersemlik ve bulanık görme gibi durumlar oluşabileceği kaydedildi. 

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ

İddianamede; meydana getirilen inceleme sonrası Süleyman Özçelik ve yardımcısı Muaz İslam Bozdoğan’ın usulsüz deva alım satımı yapıp, SGK’yı zarara uğratarak ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçunu da işledikleri, eczacıya gizlice deva vererek kendileri üstündeki kontrol imkanını ortadan kaldırdıklarını ve böylece de 1 milyon 700 bin lira haksız çıkar temin ettikleri belirtildi.

İddianamede, Özçelik ve Bozdoğan’ın 3 suçtan ağırlaştırılmış müebbet ve 13 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istek edildi.

‘İNŞALLAH HAK ETTİKLERİ CEZAYI ALIRLAR’

DHA’ya konuşan Büşra Akdoğan, şüphelileri işe aldıktan 5-6 ay sonrasında sıhhat problemleri yaşamaya başladığını söyleyerek, ” dedi.

‘İLACIN RENGİ, KOKUSU, TADI YOK; ALGILANMASI MÜMKÜN DEĞİL’

Büşra Akdoğan’ın kardeşi ve avukatı olan Buğra Akdoğan ise “O devre yaşanmış olan şeyin tarifi yok. Asıl amaç, burayı dolandırarak kendi menfaatleri doğrultusunda kendilerine ev, otomobil seçimi gelirler sağlamak. Burada bir ailenin yıkımı laf konusu. Bu 4 senelik süreçte mağdur çoğu trafik kazasına karıştı ve yapmış olduğu en büyük kazasında kendisinin çocuğu ve benim de yeğenim bu kazada vefat etti.  Önce ailemizle alakalı irsi bir hastalık bulunduğunu düşünmüştük. Şu an sanık durumundalar ve tutuklular. Süreci hassas takip ediyoruz. İlacın rengi, kokusu ve tadı yok. Bir insanoğlunun bunu algılaması olası değil. Birçok şekilde bizlere bu ilacı vermişler. Kardeşimin de her gün önüne suyunu getiriyorlarmış” diye konuştu. 

Bir yanıt yazın