Yargıtay’dan özel sektör çalışanlarını ilgilendiren karar

Milyonlarca hususi sektör çalışanını yakından ilgilendiren bir karara imza atan Yargıtay, cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlığın da öteki şartların varlığı halinde haklı fesih sebebini oluşturduğuna hükmetti.

Silindir operatörü olarak çalmış olduğu iş yerinden devamsızlık nedeniyle kovulan işçi, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Hakkında asılsız devamsızlık raporu tutulduğunu, iş yerinde fazla mesai yaptığını ve milli bayram, genel dinlence ve hafta tatillerinde de çalıştığını, yasal olarak ödenmesi gereken ücretlerinin ödenmediğini ileri devam eden işçi, kıdem tazminatı, suç duyurusu tazminatı, ödenmeyen ücret alacağı, fazla mesai, hafta tatili tutarı ile milli bayram genel dinlence alacaklarının davalıdan tahsilini istek etti.

Davalı firma ise davacının iş akdinin devamsızlık yapması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini dile getirirken, mahkeme davanın kısmen kabulüne hükmetti. Davalı firma sonucu Yargıtay’a taşıdı. Yüksek Mahkeme, emsal özellikte bir karara imza attı. Kararda işçinin işe devamsızlığının her durumda işverene haklı fesih imkanı vermediği hatırlatıldı. Devamsızlığın haklı bir sebeple dayanması halinde işverenin hemen ve haklı sebeple fesih imkanı bulunmadığına dikkat çekildi. İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü ya da hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller işe devamsızlığı haklı kılan sebepler olarak sıralandı. Mazeretin ispatı noktasında sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece hususi sıhhat kuruluşlarından alınan raporlara da kıymet verilmesi gerektiği vurgulandı. Kararda şu ifadelere yer verildi:

“Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü ya da bir ay içerisinde iki defa rastgele bir dinlence gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlıklar ise takip eden aylık dönemler içerisinde değerlendirilir. İş günü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. İş sözleşmesinde genel dinlence günlerinde çalışılacağına dair bir kaide mevcutsa, bu taktirde mevzubahis günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkanı tanır. İş yerinde cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlık da öteki şartların varlığı halinde haklı fesih sebebini oluşturabilir. İş sözleşmesinin askıya katılması halinde işçinin çalışması gereken günde işe başlamaması da devamsızlık olarak değerlendirilmelidir. Mahkeme kararının bozulmasına oy donanması ile karar verilmiştir.” – BURSA

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ekonomi

Bir yanıt yazın